» Yolustu.com Türkiyenin en iyi WebSitesiDil Seçimi   
Şuan Yolustu Websitesinde. 13 Kişi Online
Anasayfan Yap Favorilerine Ekle E Posta Player Tema                                            

Anasayfa

Haberler

Yazılar

Köşe Yazıları

Dosyalar

Forum

Video,lar

Resimler

Z,Defteri

Top List

Hesabım
 
Site Yetkilisi seme Şuan Sitede Değil CANLI DESTEK
» Üyelik
Adınız :  
Şifreniz :  
Hatırla :   
Yeni Kayıt |  Şifremi Unuttum
    
» Advertisement Aşağı Git
» Forum
                             ~ ~ ~ Forum ~ ~ ~
    
» İşlem
  Sonraki Konu
» Forum > Arifler Sofrası > Arifler Sofrası Güncel..Puan Ver : [ 0 ]    
admin
Genel Sorumlu

Durumu Dışarıda

Yaş : 48
Cinsiyet : Bay
Mesaj Sayısı : 50
Giriş sayısı : 1093
Forum T. Puanı : 13
MSN : yolustu@yolustu.com
Kişiyi : Arkadaşım Yap

Olgunluk
68%
Aktiflik
109%
Forum Katkısı
5%
Tüm Siteye Katkısı
5%
                                              

Resimler Sadece üyeler içindir!

Bu Sayfa Yokluk Sayfasıdır.Yok olanlar bu sofrada Hak ile olacaklardır...Mevlanadan, Yunustan,Haci Bayramı veliden,Pir Sultandan, Haci Bektasi Veliden ve daha nice evliya ve velilerden söyleşileri burada bulacaksiniz...



---İMZA---

site yönetimi Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir!Resim!Resimler Sadece üyeler içindir!

Tarih 15-Nis-2007 23:10:50 Kimler Okudu : 97 Kişi     MesajAt | Bilgileri | WebSitesi | Konuları | Cevapları     Alıntı | Word | Yazdır | Gönder
» Cevap Veren dayiPuan Ver : [ 0 ]    
dayi
Hevesli Üye

Durumu Dışarıda

Yaş : 32
Cinsiyet : Bay
Mesaj Sayısı : 115
Giriş sayısı : 583
Forum T. Puanı : 10
MSN : Bilgi Yok
Kişiyi : Arkadaşım Yap

Olgunluk
45%
Aktiflik
58%
Forum Katkısı
11%
Tüm Siteye Katkısı
9%
                                              

 

Pırıl pırıl maviliğin altında derin bir laciverttir okyanuslar  ,

 

 

Böyle bir okyanusta geçiyor minik öykümüz, herhangi bir zamanda...

  

Öykü kahramanları, köpük köpük dalgalar,    dalgalar ki ölürler, kıyılara vuranda.

 

*******

 

Okyanusun birinde küçük bir dalga varmış . ama öyle böyle değil, küçücük mü küçücük.

 

Balıklarla, sandallarla, ışıklarla oynarmış her an, köpüğünde her daim, yaşam dolu gülücükler kendine has   söylemiyle  hayran bırakırmış görenleri kendine.

 

Derken bir gün dalga dalga bir haber gelmiş,  tüm keyfi kaçmış küçüğümüzün, yüzü  asılmış,

 

Kıyıya vuran dalgaların öldüğünü öğrenmiş,  köpüğünü, suyunu ölüm korkusu sarmış.

  

Bilge ,  bir büyük dalga ,  meraklanmış:

 

----"Ne oldu?  neden birden durgunlaştın ve sustun  ?" demiş

  

----"Kıyıya vurup uyutulacaz ve öleceğiz "demiş küçük dalga" daha ne olsun?"

  

Gülümsemiş büyük dalga

 

---- "Bu mu dert ettiğin sorun?"

  

Hiddetle köpürmüş minik

 

-----"Beni anlamıyormusun kıyıya vardıktan sonra uyutuluyoruz!!!"   

 

-----"Anlamayan sensin yavrucuğum" demiş büyük bilge,

  

----- "Sen küçük bir dalga değil, koca bir Okyanussun...Seni kim uyutabilir...

Bu Cevap kumpas Tarafından 22-Haz-2009 14:35:10 Tarihinde Düzenlendi

Bu Cevap kumpas Tarafından 26-Ağu-2011 02:17:44 Tarihinde Düzenlendi


---İMZA---

Dayı Özgür cocuk ve dayı hep mutlu

Tarih 22-Haz-2009 01:48:51 MesajAt | Bilgileri | WebSitesi | Konuları | Cevapları     Alıntı | Word | Yazdır | Gönder
» Cevap Veren UsamePuan Ver : [ 0 ]    
Usame
Çömez Üye

Durumu Dışarıda

Yaş : 47
Cinsiyet : Bay
Mesaj Sayısı : 15
Giriş sayısı : 21
Forum T. Puanı : 0
MSN : Bilgi Yok
Kişiyi : Arkadaşım Yap

Olgunluk
67%
Aktiflik
2%
Forum Katkısı
1%
Tüm Siteye Katkısı
0%
                                              

Sayın Çankaya üye kendisinde hayvanlık olmayan biri diğer insanları hayvan sınıfına sokup güya  cennete giremeyeceklerine dair işkembeden sallama fetva vermez...

Herkes kendisine baksın.Peygamberlerin ,evliyaların,velilerin,sahabenin açmayı ve deşmeyi gerek görmediği konuları burdan dinin ve imanın gereği ve aslı gibi sunmak bazı kullarınızın gözünde sizi ulaşılmaz ve adem ötesi yapabilir ama bence sadece eski bektaşi ve dede hikayelerinden öte bir şey değil.

Dede İsmailin anlattıkları güzel fakat hikayeden ibaret.Bunlar ne imana ziya verir ne dine bir faydası vardır.

Yaşanacak din herşeyiyle ortadadır.Dine zam yapmak ya da var olan hükümleri yok saymak kimsenin haddi değildir.

Düşünün Adem a.s suş işedi bizde cennetten çıktık o ne kötü bir adammış deyip onumu suçlayalım. Ve ya Emrindeki iblisle takışan bir Allah'a  ya hu sen şeytana kızdın bizi oyuncak yaptın bu adaletmi şimdi diye  haşa O namı kafa tutalım.

Bu şekil gereksiz ve bazılarının aklını ve bakışını bozacak doğruluğu ve yanlışlığı kesin olmayan bilgileri sunmak  ya çok bozuk şeytani bir iş yada gerçekten kişinin acınacak bir durumudur.

Fakirlere zenginliğin hallerinden bahsetmenin ne geregi var.Herkes halince hayatını yaşasın.


---İMZA---
Bilgi Yok
Tarih 24-Haz-2009 19:13:33 MesajAt | Bilgileri | WebSitesi | Konuları | Cevapları     Alıntı | Word | Yazdır | Gönder
» Cevap Veren dayiPuan Ver : [ 0 ]    
dayi
Hevesli Üye

Durumu Dışarıda

Yaş : 32
Cinsiyet : Bay
Mesaj Sayısı : 115
Giriş sayısı : 583
Forum T. Puanı : 10
MSN : Bilgi Yok
Kişiyi : Arkadaşım Yap

Olgunluk
45%
Aktiflik
58%
Forum Katkısı
11%
Tüm Siteye Katkısı
9%
                                              

 

Kişiler arası iletişim alanında bugüne dek edindiğim deneyimler, bana Din  konusunda tartışmamayı öğretti:

 

Din ile  ilişkin farklı nedenleri bir yana bırakırsak, bir inanç sistemi olarak din, özünde tartışmaya kapalıdır. İster çok Tanrılı olsun, ister tek Tanrılı olsun bütün dinler insanı, yaşamı, yaşam ötesini, Dünyayı, evreni yorumlar.

 

Ama bu yorum din açısından "yorum" değil, mutlak gerçekliktir. Bu gerçeklik çerçevesinde bir değerler sistemi ve uyulması zorunlu kurallar vardır.

 

Siz, bir din'i benimsemek için o dinin değerler ve kurallar sistemini pazarlık konusu yapamazsınız. Ya sorgulamaksızın olduğu gibi benimser ya da dışlarsınız .

 

"Ben X dininin % 99'unu benimsiyorum, ama % 1'lik bölümü aklıma yatmadı, o kısmıını benimsemiyorum" diyemezsiniz.

 

Bu, sizin inanç alanına ilişkin tamamen kişisel bir seçiminizdir. Seçiminizde başvurduğunuz ölçütlerin de kişisel  öznel bir nitelik taşıması gibi.

 

Bu açıdan;"Ben şuna inanıyorum, sen niye buna inanıyorsun / inanmıyorsun?" sorusu yanıtsız, sonuçsuz ya da kırıcı sonuçlara yol açabilecek bir sorudur.

 

Benim inancım / inançsızlığım beni, başkasınınki başkasını bağlar. Ne zaman ki ben başka birine kendi inancım yönünde dayatmalarda bulunur ve onu benim inancımı kabul etmese de benim inancımın kurallarına uymaya zorlarım, din o zaman bir inanç alanı olmaktan çıkar ve kendi etik değerlerini yadsıyan, insanı ve onun kişisel hak ve özgürlüklerini tehdit eden siyasal bir baskı aracına dönüşür.

 

Kısası, bir dinin önermelerini, öngördüklerini, değerler sistemini, kendini açıklama biçimini, kurallarını tartışamazsınız.

 

Ancak kendi açınızdan sorgulayıp, yanıtlarını arayabilirsiniz... Vardığınız sonuca göre o dini benimser ya da dışlarsınız. Ama o dini benimsemiş biri ile tartışmaya girmeniz yanlıştır.

 

Çünkü onun inandığı dini sorgulaması, en azından sizin sorgulamanız doğrultusunda, dinin açıklarını/çelişkilerini/gerçeklikten sapmalarını kabul etmesi dinden imandan çıkması anlamına gelecektir.

 

Bu nedenle, hangi din olursa olsun size mantıksız geliyorsa yapmanız gereken vardığınız sonucu bilgi dağarcığınıza eklemektir. Bu sonuçları o dini benimsemiş olanlara dayatmak değil...

 

Buraya dek yazdıklarım, dine ilişkin tartışmalar konusundaki görüşümdür. Yanlış olabilir. Ama din buyruğu değildir, yanlış olduğunu kavradığım anda değiştirmek elimdedir.

 

Ama dile getirdiğim bu sakıncalar, her hangi bir dinin siyasal/ekonomik amaçlarla toplumsal bir dayatmaya dönüştüğü durumlarda susmayı yeğlemek ve bu dayatmalara direnmemek anlamına gelmez.

 

Dolayısıyla böyle bir durumda tartışılacak olan, bir inancın dayatılmış olmasının yanlışlığıdır, dinin iman edenlerce benimsenmiş kurallarının yanlışlığı değil...Zaten "dayatılan" bir inanç artık dinsel bir kutsal değil, siyasal bir araçtır ve siyaset de en önde gelen tartışma alanıdır


---İMZA---

Dayı Özgür cocuk ve dayı hep mutlu

Tarih 24-Haz-2009 21:39:06 MesajAt | Bilgileri | WebSitesi | Konuları | Cevapları     Alıntı | Word | Yazdır | Gönder
» Cevap Veren masifPuan Ver : [ 0 ]    
masif
Yeni Üye

Durumu Dışarıda

Yaş : 32
Cinsiyet : Bay
Mesaj Sayısı : 67
Giriş sayısı : 163
Forum T. Puanı : 0
MSN : Bilgi Yok
Kişiyi : Arkadaşım Yap

Olgunluk
45%
Aktiflik
16%
Forum Katkısı
6%
Tüm Siteye Katkısı
3%
                                              

 

Bir meyve agacında her türlü mahlukatın yiyecegi mevcuttur.mahlukattan birisi dibine vardıgında eger faydalanacak veya gıdalanacak birşey bulamazsa dahi en azından gölgesinden faydalanır ALLAH bu kadar dalı budagı çiçegi yapragı boşuna uyduruktan hikaye olsun diye yaratmamıştır her mahlukat kendi rızgını arar ve yer kimisi yapragını yer kimiside kabugunu KEMİRİR

YANİ HER MAHLUKAT KENDİ NİSABI MİKTARI KADAR GIDALANIR

hiçbir ciçek veya meyve ekilen tohumundan evvel degildir.taki bir bahcivan unu aşılamış olmasın.


---İMZA---

Bilgi Yok

Tarih 27-Haz-2009 00:21:19 MesajAt | Bilgileri | WebSitesi | Konuları | Cevapları     Alıntı | Word | Yazdır | Gönder
» Cevap Veren dayiPuan Ver : [ 0 ]    
dayi
Hevesli Üye

Durumu Dışarıda

Yaş : 32
Cinsiyet : Bay
Mesaj Sayısı : 115
Giriş sayısı : 583
Forum T. Puanı : 10
MSN : Bilgi Yok
Kişiyi : Arkadaşım Yap

Olgunluk
45%
Aktiflik
58%
Forum Katkısı
11%
Tüm Siteye Katkısı
9%
                                              

Tevhidten amaç..çok olan Allahı birlemek değildir...İnsan ve Allahı TEVHİD edebilmektir..

Kimki..Allahı anlatıyorsa..geçin bi kalem o kişiyi...

Eğer size birisi kalkıpta İnsanı anlatıyorsa yapışın eteğine...Allahı anlatan kafasındaki İlahı anlatıyordur...

İnsanı anlatan sizi anlatıyordur...tarikatlerin ve cemaatlerin..dinlerin kişiyi getireceği nokta Allahlık noktası değildir..gelinecek nokta İNSAN noktasıdır..

Gelin görünki, herkes Allahı bulmuş,  görmüş,  anlatıp duruyor

Kendini bilmeyen Allahı ne bilirmiş ..

Bilmemiz gerekende zaten Kandi Hakikatimiz olan Allahtır. Herşeyden münezzeh olan  Allahı bilmemiz ne mümkün değilmi..

İşte bizde bakalım biz nelerden münezzehiz, münezzeh olabildik. Yani sıfatlardan hangisini giyebildik..

Kim size Ahıreti anlatıyorsa ballandıra ballandıra, yada korkuta korkuta...geçin onuda bi kalem...

Bu alemde eksik var sanki..yada bu görünen sıfatlar alemini aşmışlarda...size gaybı anlatıyorlar..anlattıkları kendi hayalleri..

Bakın siz kendi hakikatinize..bulun bu alemde aradığınızı..gezmeyin hayal alemlerinde...zaten bu alem HAYAL SULTAN DEĞİLMİ..


---İMZA---

Dayı Özgür cocuk ve dayı hep mutlu

Tarih 24-Oca-2010 19:24:04 MesajAt | Bilgileri | WebSitesi | Konuları | Cevapları     Alıntı | Word | Yazdır | Gönder
» Cevap Veren dayiPuan Ver : [ 0 ]    
dayi
Hevesli Üye

Durumu Dışarıda

Yaş : 32
Cinsiyet : Bay
Mesaj Sayısı : 115
Giriş sayısı : 583
Forum T. Puanı : 10
MSN : Bilgi Yok
Kişiyi : Arkadaşım Yap

Olgunluk
45%
Aktiflik
58%
Forum Katkısı
11%
Tüm Siteye Katkısı
9%
                                              

Tekasur suresi..ayet 5..eğer kesin bir BİLGİ ile bilseydiniz..

Tekasur suresi..ayet 7..andolsun muhakkak ''O''nu KESİN bir görüşle göreceksiniz..

Vakıa suresi..ayet..95..işte budur şüphe götürmeyen gerçek..

Üç ayet üç HAL..

İlmel..
Aynel..
Hakkel..YAKİN


---İMZA---

Dayı Özgür cocuk ve dayı hep mutlu

Tarih 24-Oca-2010 22:33:29 MesajAt | Bilgileri | WebSitesi | Konuları | Cevapları     Alıntı | Word | Yazdır | Gönder
» Cevap Veren masifPuan Ver : [ 0 ]    
masif
Yeni Üye

Durumu Dışarıda

Yaş : 32
Cinsiyet : Bay
Mesaj Sayısı : 67
Giriş sayısı : 163
Forum T. Puanı : 0
MSN : Bilgi Yok
Kişiyi : Arkadaşım Yap

Olgunluk
45%
Aktiflik
16%
Forum Katkısı
6%
Tüm Siteye Katkısı
3%
                                              

Bilineki iki türlü ilim vardır .

Ebu Hureyrenin (ra)ALLAH resulünden iki kab dolusu ilim belledim .bunlardan birisini aldıgım gibi naklettim .Diyerini neşredecek olsaydım başım giderdi.(buhari 41 29)yine ibni hanbelden "iyi bilinki bana kuran verildi onunla beraber bir misli daha var. "Hz peyganber efendimizden rivayet edilmiştir(ibni hanbel müsnet 4/131)

İlmin zahiri ve batını olmak üzere iki yüzü vardır ve iki yönlüdür .Zahir ehli batın ilmini bilmez ise cahildir cehalettedir.Batın ehli de zahir ilmini bilmez ise NOKSandIR gercek insanın her iki ilimdende hüneri ve marifeti olması gerekir


---İMZA---

Bilgi Yok

Tarih 25-Oca-2010 14:58:07 MesajAt | Bilgileri | WebSitesi | Konuları | Cevapları     Alıntı | Word | Yazdır | Gönder
» Cevap Veren masifPuan Ver : [ 0 ]    
masif
Yeni Üye

Durumu Dışarıda

Yaş : 32
Cinsiyet : Bay
Mesaj Sayısı : 67
Giriş sayısı : 163
Forum T. Puanı : 0
MSN : Bilgi Yok
Kişiyi : Arkadaşım Yap

Olgunluk
45%
Aktiflik
16%
Forum Katkısı
6%
Tüm Siteye Katkısı
3%
                                              

Zahir ilmi kişiyi dünya işlerinde belirli hüner sahibi olmaya,kişinin günlük hayatını devam ettırmesıne,kenara mal yıgmasına aracılık eder .Batın ilmi ise kişiyi ebedi hayata hazırlar kişinin hakka ulaşmasını saglar zahir ilmi fani yani kişi ile mukayyet tir batın ilmi ise ebedidir.baki kalır burası iyi anlaşılmalıdır ve kararımızı ona göre vermemiz gerekir .


---İMZA---

Bilgi Yok

Tarih 25-Oca-2010 15:05:50 MesajAt | Bilgileri | WebSitesi | Konuları | Cevapları     Alıntı | Word | Yazdır | Gönder
» Cevap Veren dayiPuan Ver : [ 0 ]    
dayi
Hevesli Üye

Durumu Dışarıda

Yaş : 32
Cinsiyet : Bay
Mesaj Sayısı : 115
Giriş sayısı : 583
Forum T. Puanı : 10
MSN : Bilgi Yok
Kişiyi : Arkadaşım Yap

Olgunluk
45%
Aktiflik
58%
Forum Katkısı
11%
Tüm Siteye Katkısı
9%
                                              

Efendimizin affına sığınıyorum :
Bu gezegene gelen,Zahire çıkan her şey gibi İnsan,da tamamlanmak üzere gelir buraya Bu alem sıfatlar alemidir.Sürekli değişen bir alemdir.Maddenin değiştiği gibi düşüncedeki değişimde süreklidir..

Gelişim süreci içerisinde birikegelen bilgi, teknolojik gelişimin yanı sıra İnanç yönündende aynı paralelde birikegelir..

Toplumsal gelişim için gerekli olan Peygamber öğretileri,kişisel gelişiminde olmazssa olmazlarıdır..

O günün insanının idrakı kadar verilen bilgi,aynen bu günde bu günün İnsanının idrakı ölçüsünde verilmektedir. Bu gün her doğan İnsan anlama ve algılama sürecinden geçmek zorundadır.

İnanç yönünden algılama ve anlama seviyeleri İnsanları bir arada tutar. idraktaki seviyeler sanki ayrı inançlara sahipmiş hissi verir.

Cemaatler,Tarikatler,Mezhepler,Dinler bu birlikteliğin örnekleridir.

Bu günün İnsanıda önce Hz.Nuh,un gemisine binecek .

Hz.İbrahimin bahçesine inecek.

Hz.Mus,a ile Turu Sinede gezecek.

Hz.İsa ile dördüncü kata gelecek. Kürsi tamam olacak.

İşte bu Kürsidende Hz Muhammed  s.a.s hitap edecek..

Bu süreç, kişisel gelişimi yada Miracıdır kişinin. Bu süreçte kişi idrak yönünden geliştikçe Din,i yada Cemaati,Tarikatide değişecektir.

Gelinecek en son nokta Muhammedi idrak noktası olacaktır..

Elbette bu idraka gelmiş bir İNSAN bulunmadanda bu süreç başlamaz.

Varmıdır böyle İNSAN derseniz..Var..dayı tanıştı .  sizleride tanıştırdı. 

Tanıyabilenler tanıdı..İdrak meselesi buda.. tabii  birde Nasib...


---İMZA---

Dayı Özgür cocuk ve dayı hep mutlu

Tarih 27-Oca-2010 00:32:41 MesajAt | Bilgileri | WebSitesi | Konuları | Cevapları     Alıntı | Word | Yazdır | Gönder
» Cevap Veren dayiPuan Ver : [ 0 ]    
dayi
Hevesli Üye

Durumu Dışarıda

Yaş : 32
Cinsiyet : Bay
Mesaj Sayısı : 115
Giriş sayısı : 583
Forum T. Puanı : 10
MSN : Bilgi Yok
Kişiyi : Arkadaşım Yap

Olgunluk
45%
Aktiflik
58%
Forum Katkısı
11%
Tüm Siteye Katkısı
9%
                                              

Hz.İBRAHİM

O gün baktı şöyle etrafına , bir inanç var  atalardan gelen.  Fakat anlaşılır gibi değil.  Dönmüş çorbaya , baktı olacak gibi değil,devireyim dedi şu kazanı..

Protesto etti, Protest oldu yani bir diğer deyişle HANEF..

Peygamber efendimizde aynı yolu seçti.  Baktı Babasından gelen HANEF Din,i çorbaya çevirmişler , bastı tekmeyi devirdi o da çorba kazanını.

Çorbası dökülenler zıpladı..zıp zıp  da zıp kızdı kızardı...

Atalarımızın Dininimi yalanlıyorsun yoksa diyede bir sürü ayaklara yattılar.
 
Evet....o AN,da olanlar aynen bu gün bu AN,dada oluyor.

Hakikati İlahiyi söyleyene Atalarımızın dininimi değiştiriyorsun  diyorlar Çünki kazanlarda çorba kaynamaya devam ediyor.

Hemde en yağlısından ve en tanelisinden.  Çorba öyle yavan çorbada değil haa..

Alıntı : Kaynak Dayı


---İMZA---

Dayı Özgür cocuk ve dayı hep mutlu

Tarih 27-Oca-2010 22:46:41 MesajAt | Bilgileri | WebSitesi | Konuları | Cevapları     Alıntı | Word | Yazdır | Gönder
Sayfalar :         
Bu konuda 3 Sayfa 24 Cevap Var
» Benzer Konular
Başlıklar Konu Açan Konu Tarih Cevap Veren Cevap Tarih
» Son Konular İstatistik Forumda Ara
Fesat Değirmeni...
Osman Bozkurt...
Duyguları Karıştırmadan...
Sağlam kafa da neymiş ......
Dernek siyaseti...
Üst Kategori (13)
Alt Kategori (65)
Konular (133)
Cevaplar (2276)
Toplam Adettir

Başlık : Konu : Cevap :
» Bugün Giren Üyeler : 3 » ayilmaz » yolustumedun » ISMAILELYUREK
|#Genel Sorumlu|@Site Yöneticisi|*Bölüm Editörü|+Forum Editörü|!Sohbet Editörü|Çömez Üye|Yeni Üye|Azimli Üye|Hevesli Üye|
|Çalışkan Üye|Verimli Üye|Bağımlı Üye|Abone Üye|Tiryaki Üye|Yıldız Üye|Bilgin Üye|Prof Üye|Üstad Üye|Süper Üye|Altın Üye|Ulu Üye|
» İframe
Yolüstü Kasabası | Sayfanızı Da Tanıtın
» Copyright Yukarı Git
©SekerOnline
Yolustu.com Türkiyenin en iyi WebSitesi ©ByCafer Sekeronline
Tavsiye Et | İletişim | Rss