Yaş : 32
Cinsiyet : Bay
Mesaj Sayısı : 115
Giriş sayısı : 583
Forum T. Puanı : 10
MSN : Bilgi Yok
Kişiyi : Arkadaşım Yap
Olgunluk 45%
Aktiflik 58%
Forum Katkısı 11%
Tüm Siteye Katkısı 9%
Makamı Cem:
Yükselme durakları makamı zat ile sona erer. Fena mertebelerinden sonra beka mertebeleri, ya da (iitihat makamları) dediğimiz: Cem, Hazretül Cem, Cemül Cem menzilleri gelir.
Cem makamı ayrılıktan sonra birleşme makamıdır ve bu makamda Hak zahir, Halk bâtındır; yani görünen Hak'tan başka bir şey değildir. Risalei Salihiyyede Seyyid Muhammed Nur, bu makamı şöyle anlatır:
Bu makamda salik Hakk'a kuva olur, kuvasında Hak zahir olur ve kendisi bâtın olur.
(İnnallahe basirun bilibâd)..... ayeti kerimesiyle (innalahe yekulü bilisani abdühû semiallah limen hamide) hadisi şerifi bunu ifade eder.
Bu makamda eşya Hak'ta bâtın olur.
Şöyle ki eşya denilen suveri ekvandır; suveri ekvan ise gözlerini kapadığın vakitte eşyanın suretleri insanın zihninde bâtın olduğu gibi makamı cemi'de dahi eşya, ilmi ilâhide bâtın olur; zat ile zahir görünür.
Bu makam saliki, eşyaya nazar eyledikte suveri ilâhiyeye nazar eyler ve ne ahkam zahir olursa cümlesini Hakk'a isnad eder ve bu ahkama ahkâmı ilahiye tesmiye ederler. (İnnallahe ve melaiketehu yüsellüne alennebi) ayeti kerimesi bunu ifade ve beyan eder.
Yani Allah ve Melekleri, yani sıfatı ilahiyenin cümlesi zatı Hak'ta bâtın olduğu cihetle ahkamın cümlesini rica eden Hakk'tır.
Anın için Cenabı Allah, miraçta Hazreti Peygambere buyurdu: (kâf ya Muhammed feinne rabbüke yüsalli) ve ( şehidallahü innehû lâ ilâhe illâ Hû) bunu ifade eder. Bu makamda salik, kesreti eşyadan mahçuptur.
Bu kesret nedir? diye sual olunca cevap vermekten acizdir ve bu makamda saliki çok bekletmezler.
Zira Hakikatte makam değildir. Belki bir hâli istiğraktan ibarettir. Mecnunun (Leyla benim gayrı Leyla yoktur) dediği gibi... ve makamı cemde eşyanın bâtına rücuunun bir diğer misali, meselâ: düz bir ovada bir direk olsa, sabah güneşi, o direğe vurdukta bir gölge çıkar.
İşte o gölge mahlûktur. O gölgeyi güneşin tulûu izhar eyledi. Bir müddet sonra güneş yukarı çıktıkta ve zeval vaktinde ol gölgenin eseri kalmayıp direkte bâtın olur. Salikte dahi, şuhut ve zevk sebebebiyle Hak kemaliyle zahir oldukta, eşya, Zatı Hak'ta bâtın olur, gölgenin bâtın olduğu gibi; gölgenin vücudu haricisi olmayıp ancak göze bir karaltı görünüp belki vücudu zıllisi olduğu gibi halkın dahi vücudü halikisi olmayıp ve yalnız âlemde bir şey olup hariçte asla vücudü yoktur. Yalnız gölgenin inkârı kabil olmadığından halkı dahi inkâr kabil olmaz. Belki halk denilen Hakk'ın ismi zahirinin hükmüdür.
Ve mutlaka tecelliyetı hariciyyeden ibaret olup vücudü haricisi yoktur. Anın için Ehlullah buyurdular: (el a'yanü mâ şemtü rayihatül vücud) ayanı sabite vücud kokusu duymadılar. Nerede kaldı ki vücudları olsun. Bu makama kurbi feraiz derler.
Mürşidi Uşşak ül kebir de Hakkel yakin makamlarının ilki olduğuna temas eden Seyyid, şöyle der: << ... evelkisi makamı cem ve kurbi feraiz ve fenayı nefis ve bekayı ruhi ve seyri mahbudi ve surei necimde mezkûr olan DENÂ makamıdır.
Ve berzah derler ol makam vahdeti zahiriyedir. Yani cümle eşyanın hakikatları aynel Hak aslen ayar ve ikilik ve kesret olmayarak... Hatta bu makam vuslat oldukta vesvese munkati olur. >>
Yaş : 32
Cinsiyet : Bay
Mesaj Sayısı : 115
Giriş sayısı : 583
Forum T. Puanı : 10
MSN : Bilgi Yok
Kişiyi : Arkadaşım Yap
Olgunluk 45%
Aktiflik 58%
Forum Katkısı 11%
Tüm Siteye Katkısı 9%
Hazretül Cem:
Bu makam iki vechesi olan makamı Muhammedidir. Ve kur'anı kerimde sözü edilen FETEDELLÂ makamıdır. Bu makamda halk zahir Hak bâtındır. Sıfatların zuhuru zevk edilir. Ve bir adı da kurbi nevafildir.
Mürşidül Uşşak ül kebir de, Seyyid Hazretleri buyurdu:
<< İkinci makam Hazretül cem ve kurbi nevafil ve fenayı ruh ve bekayı sır ve sürei necimde mezkûr olan (fetedella) makamıdır. Ve seyri mahbubi derler.
Ve bu makamda kesret ve sıfatla tedella ve tenezzül olunur. Yani sıfatları kendine isbat eder. Ve bu makamda kesret sual olunursa, kesret sıfatıyla deyu cevap verir. >>
RİSALEİ SALİHİYYE de Hazretül cem'in tarif ve izahı şöyledir: << Hazretül cem demek, Hak bâtın, halk zahir demektir. Hak batın halk zahir ne demektir?
Yani ol halk ki zâtın ilminde bâtın olmuştu ve ilmi ilhâhide mahfuz olmuştu ve ilmi ilâhide mahfuz olmuştur; o ilimde olan esmayı, Hak, kendi vücudüyle izhar edip ve kendi hükmünü esmaya nisbet eylediğinden esma zâhir; zât, bâtın olur.
Bu halde gören, işiten, söyleyen Hak'tır; lâkin abdin kuvasiyle...
Bu makamda Hak, kulun kuvası olup kulun hayatı Hak'la, kudreti Hak'la, semii Hak'la, basar'ı Hak'ladır. Nitekim hadisi kutside: (İzâ uhibbed abden künte lehü semian ve basaren ve bedien ve lisanen ve rücülen resmeu biviri ve yemsekübi ve yekülü bive yembişi) yani ben kuluma muhabbet eylediğim vakitde o kulumun semi (işitme), ve basarı (görme), yeddi ve lisanı ve ricli olurum. Benimle işitir, benimle görür, benimle tutar, benimle söyler, benimle yürür.
Bu makama ehlullah (kurbi nevafil) tesmiye ederler.
Bu makamın kemaline nail kmseler herkesin bildiğini bilir ve işitir ve görür. Yani kerameti ilmiyye ve kemâlatı sıfatiye kendisinden sadır olur. >>
Demek oluyor ki cem de Hak zahirken Hazretül cem de Hak batın olmaktadır.
Bu mertebe fark menzilidir. Üç buutlu dünya nizamının ve dünya ahkâmının belirlendiği ve ahkamı Muhammedinin mahiyeti hakkında kulun şuurlandırdığı bir ortamdır. İyi, kötü, doğru, yanlış, ibadet, hidayet, dalalet, ahkam ve ahlakın öğrenildiği, ceza ve mükafatın kabullenildiği bir idrak hâlini telkin ederken aynı zamanda iç ve dışın yani bâtın ve zahirin ayniyetine de işaret edilmektedir.
Yaş : 32
Cinsiyet : Bay
Mesaj Sayısı : 115
Giriş sayısı : 583
Forum T. Puanı : 10
MSN : Bilgi Yok
Kişiyi : Arkadaşım Yap
Olgunluk 45%
Aktiflik 58%
Forum Katkısı 11%
Tüm Siteye Katkısı 9%
Cem'ül Cem:
Bu menzil vahdeti vücud inancının insan idrakinde gerçekleşmesidir.
Cem'ül cem dersini alan artık bu vücudun ne olduğunu bilir. Bâtın, zahir evvel ahir olanı tanır ve bunları insanda müşahade eder ki, bu idrake eren bir insandan kötülük sadır olmaz, kimseye kötülük edemez, hatta kötülük düşünmez. Niyyet ve amel birleşerek insan ihlas menziline varmış olmaktadır.
Seyyid Muhammed Nur bu makam için RİSALEİ SALİHİYYE'de şunları yazar:
<< Salik bu makamda (hüvel evvelü velahiru vezzahiru vel bâtın) ayeti kerimesini bir nazarda müşahade edecektir. Şöyle ki Abidden zahir ancak ef'al ve sıfatı ve vücudi Hak olduğundan abid evvel oldu ve efali ilahiyyenin zuhuru abdin azayı samaniyyesine mütevakkıf olduğundan abid, ahir oldu ve yine Hak, abid suretyle zahir oldukta mahlukat tesmiye olunduğundan abid zahir oldu. İşte bu makamda salik, suveri ekvandan bir surete nazar eyledikte bu dört nisbeti bir surette müşahade edecek ve kendisinde dahi bu dört nisbeti müşahade eyleyecektir.
Hatta şuhud galebe eyledikte bir kimse kendisine sual edecek olsa ki (hüvel evvelü velahiru vezzahiri velbatinu) ayeti kerimesinin manası nedir? ol dahi cevabında der ki: Evvel benim, Ahir benim, Zahir benim, Bâtın benim... yahut karşısında olan surete sensin evvel, sensin ahir, sensin zahir, sensin bâtın deyu cevap verir ve bu cevabında sadıktır ki onun şuhudunda Hak, bu suveri kendi vücuduyla izhar eylemiştir. >>
Seyyidin bu telkin ve tedrisatında vahdeti vücut anlatılmakta ve varlık aleminin Hakk'ın vücudu olduğu gösterilerek edep, ahlak, hoşgörü ve Hakseverlik öğretilmektedir.
Öyle ya, bir insan gördüğü bu alemde her şeyin Hakk'a ait olduğu zevkinde ise O'na nasıl karşı kor, O'nu nasıl sömürür, nasıl kötülük eder? Vahdeti vücud insanı maddeciliğe değil, maneviyata iter; haris yapmaz, diğer kâm kılar; Tenbellikten korur, çalışmaya sevk eder;Hak duygusunu şuur haline getirir ve insanları sevmeyi, insana hizmeti en yüksek fazilet ve iman duygusu olarak ilan eder. Seyyid, bütün derslerinde insanı bu yüksek şuura ulaştırmak için gayret sarfeder ve verdiği dersler neticede insanı yüksek bir ahlak ve idrake eriştirir.
Yaş : 32
Cinsiyet : Bay
Mesaj Sayısı : 115
Giriş sayısı : 583
Forum T. Puanı : 10
MSN : Bilgi Yok
Kişiyi : Arkadaşım Yap
Olgunluk 45%
Aktiflik 58%
Forum Katkısı 11%
Tüm Siteye Katkısı 9%
TEVHİD MERTEBELERİ VE YAŞAM ŞEKLİ
Tevhid Mertebelerini, Pirimiz Seyyid Muhammed Nurul Arabi Hz.leri iki bölümde mutala etmişlerdir.
Bekabillah Mertebeleri ise dört makam olarak isimlendirilir.
1- Makamı Cem
2- Hazretül Cem
3- Cemül Cem
4- Ahadiyet (bu makam yalnız Peygamber efendimize ait olduğu için telkin edilmez. Edilse bile anlaşılmaz. )
TEVHİDİ EFAL: Fenafillah mertebelerinin başlangıcı olup fiil ve işlerin birliği demektir. Bir salikin bu mertebeye gelebilmesi için her Nefeste daimi zikirle kalbinin mutmain olması, dolayısıyla da dış temizliği olan zahir Abdesti ve daim zikir olan batın Abdesti alması lazımdır. Dışını Şeriat ahkamıyla, içini de saat gibi daimi zikirle kurması lazımdır. Fecr Suresi 27-28. Ayetlerinde ki: Ey mutmain olmuş nefis dön Rabbına hitabına mazhar olarak Tevhidi Efal telkin ve talim edilir.
Bu mertebede salike 4 şuhud gösterilir.
1- Tevhidi Ef al
2- Fenayı Efal
3- Tecelli Efal
4- Cennetül Efal veya irfan Cennetidir.
Rabıtası da Lâ Faile illAllah’tır. (Allahtan başka Fail (halkedici) yoktur.) Salik, Enfüsde, Afakta, sükûn ve hareket halinde bütün fiilleri birleyerek, bunların hepsini Hakka nispet eder. Fiiller her ne kadar iyi ve kötü fiiller diye isimlendirilse de iyilik ve kötülükler bizler içindir. Yoksa Hakka nisbet edildiğinde hepsi hayırdır. Arifler fillerin cümlesini Hakka nispet ederler. Yine de Allah kötü yaptı denilmez. Zira kötü ismini icat eden nispettir. Eğer işin kula nispeti olmamış olsa, o işin iyiliği ve fenalığı tayin olunamazdı. Şu ayetten anlıyoruz ki fiillerin faili Allah’tır. Saffat Suresi 96: Allah sizleri ve sizlerin amellerinizi halk eyledi.
İşte salik Enfüsünde ve Afakında bütün fiilleri hissi ve kalbi olarak Hz.Allah’a nispet ederse, Kalbi müşahede ile zevk hâline geçer. Karşılaştığı her olayda fiillerin meydana gelmesine vesile olan, mazhar veya kullara nispet etmeyeceği için şirkten kurtulan o salik; Hacivat ile Karagözün kendilerinin hiçbir güç ve kuvvet sahibi olmadıklarını, onları kavga ettirenin, onları oynatan sanatkarın olduğunu bildiği gibi, bilecektir. Her şeyi yerli yerinde görüp; Enfüsünde fark, (Şeriata uyup uymadığını tartması) kendi eksikleri varsa peyder pey onları yok etmesi, Nefsini levm etmesi lazımdır. Afakta ise Cemde (birlikte) mutâla edip, mutlu olacaktır.
Bu salikler yaşamlarında sakin ve şeri hükümlere tabii olarak yaşarlar; bütün tecellilere nazar ederler ve zuhurata tabi olurlar. Cenabı hakka boyun bükmüş ve tam teslimiyetle, kalbi ile daimi zikir, hissi ilede Rabıtayı kullanırlarsa, Efendisinin himmetiyle Tevhidi Efal zevkine ermiş olurlar.
TEVHİDİ SIFAT: Fenafillah mertebelerinin ikincisidir. Hayat, ilim, irade, kudret, semi, basar ve kelam sıfatları Hakkın olup, bu sıfatlar salike ayna olmakta ve orada Hz. Mevla müşahede edilmektedir. Burada salik zevken bu sıfatlar ile mevsuf olanın Hak Tealâ olduğunu bilecektir.
Bunun için de bu mertebede 4 şuhut öğretilir:
1- Tevhidi Sıfat
2- Fenayı Sıfat
3- Tecelli Sıfat
4- Cennetül Sıfat. Rabıta olarak ta Lâ mevsufe illAllah verilir.
Bakara Suresi 255, Şuara 11 ve Kasas 68 gibi ayetlerde bütün subut (sabit) sıfatların halikinin Allah olduğunu anlamaktayız.
Sıfatlar gayba aittir, zuhura gelince şehadete intikal ederek esma adını alır. İlim bir sıfattır, zuhura gelince Alim adını aldığı gibi bu mertebeyi gören saliklerde edep, ahlak ve yüceliklerin görülmesi lazımdır. Zira fiil ve subut sıfatların nisbiyetlerinden kurtulan bir kulun mâğfirete ermesi, temizlik, doğruluk ve Resulullah (SAV) Efendimizin güzel ahlakını sergilemesi lazımdır. Efal ve Sıfat mertebelerini görenlere Tevhid de tarikat ehli de denilir.
TEVHİDİ ZAT: Tevhidi Zat, vücut birliği demektir. Vücut Hakkındır. Efalin vücudu yoktur. Sıfattan tecelli ediyordu. Sıfatın da vücudu yok o da vücuttan tecelli ediyor. AllahVacibul Vücuttur.
İşte salike fenafillah mertebelerinin sonuncusu olan Tevhidi Zat Mürşidi tarafından 4 şuhutla tarif edilir.
1- Tevhidi Zat
2- Fenayı Zat
3- Tecelliyi Zat
4- Cennetül Zat. Rabıtası ise Lâ mevcude illAllah’dır.
Bu makamda salik hissen, aklen ve hayâlen gerek Efal, gerek Sıfat ve gerekse Zat aynalarından Vücudullaha bağlanıp cümle eşyanın vücudu Hak olduğunu mülahaza eder ve zevk alır. Daimi zevkte kalabilmesi için Rabıtaya sımsıkı sarılır. Halkın fani Hakkın ise baki ve zahir olması halinde zevkidar olur. Bu halle hallenen kişi ihtiyari bir ölümle ölmüştür. Mutu kable ente mutu (H. Ş.) Ölmezden evvel ölme budur. Kasas Suresi 88, Rahman Suresi 26-27, Yunus Suresi 62. ayetlerinde açık olarak bu mertebenin halini görmekteyiz.
Bu Fenafillah mertebelerini gören bir salik Nefsini bildiği için Rabbini de tanımıştır. Nefsini bilen Rabbini bilir. (H. Ş.) Her ne kadar ilimle Fenafillah olunmuşsa da yine de zaman zaman Nefsine tabiliğinden geçemediği için hem mahcubiyeti görülür; hemde makam zevkleri tecelli ettiğinde ehli keşiftirler. Yani halkla olduklarında hicapları, Hakla oldukları zaman keşifleri artar. Ehli velayettirler.
CEM MAKAMI: Beka makamlarının birincisidir. Fenafillah mertebelerini zevk edip kulun kendisinin zannettiği Fiil, Sıfat, ve Zatın da yok olduğunu anlayınca bu mertebe de telkin edilir.
Salik bu yerde Hakkı zahir Halkı batın müşahede edecektir. Bu makamda halk ayna olup, oradan Hak zahir olmaktadır. Ve Vahdet şuhudu kişiyi istila eder. Cem makamı telkin edilen salik Hakka kuvve olup onun kuvvesinden Hak zahir olurken, kendisi batın olur. Aynı zamanda eşya da butuna girer. Bir cismin gölgesinin, öğle vakti cisimde yok olduğu gibi halk mazharından Hakk ın zahir olmasıdır. Efalin, Sıfatın, Zatın birliği zevkiyle her nereye bakarsa Hakkın Cemal yüzünü görmesi onun zevki olacaktır. (Bakara Suresi 115). Saliki ismi ile çağırsalar ismini bile duyamayışı onun zevki olacaktır. Bu makama Kurbi Feraiz, Uluhiyyet, Ruh makamı gibi isimler de verilmiştir. Bu makamda salik fazla durdurulmaz. Salik kabızlık ve yalnızlık içindedir. Cem Makamı Hz. İsa (AS)’ın makamıdır.
HAZRETÜL CEM MAKAMI: Bekabillah mertebelerinin ikincisidir. Bu makamda halk zahir Hak batındır. Hak aynasından halk zahir olarak müşahede edilir. Cem de bilen gören ve işiten abdın kuvvesiyle Hak idi; bu makam da ise, Hak kulun kuvvesi olmaktadır. Hadisi Kudside Kulum bana nevafille yaklaştığı zaman duymasına kulak, görmesine göz, konuşmasına dil olurum... buyurulmuştur. Her nereye nazar edersek edelim zahirde halkı batında ise Hakkın tecellisini zevk ve ifade ederiz. Necm Suresi 8. Sarktı-Fetadalla miraç ayeti Zat olan Allahın Muhammed olan sıfatlara yani kesret alemine zuhuratı olarak da zevk edilir.
Hazretül Cem’e bütün sıfatların, Zatı Hak ile kaim olduğunun müşahede ve zevk olduğu bir makam olması nedeniyle sıfatıyyun da denilir. Bu mertebedeki saliklerin şeriatlarında kemâlat, yücelik ve ahlakı Resulullah (SAV) görülmektedir. Bunlar Mukarribindirler.
CEMÜL CEM MAKAMI: Bekâbilah mertebelerinin üçüncüsüdür. Makamı Cem ile Makamı Hazreti Cem’i kendinde toplayan yani vahdet ve kesreti cem eden bir makamdır. Buna Tenzih ve Teşbihi Tevhid yapmak yeri de diyebiliriz. Batın olan mutlak ve zahir olan mukayyedin hepsi Haktır diye zevk ederiz.
Kur-an-ı Kerim Hadid Suresi 3. ayeti: O evveldir, o Ahirdir, o zahirdir, o batındır bu zevkimize delildir. Ayrıca Necm suresi 9’da kabe kavseyn Celal ve Cemal yaylarının birleştiği Kalp mertebesi de denilir. Vahdet aynı kesret, kesret de aynı vahdet olarak zevk edilir. Tevhidi Efal mertebesinde fiillerden soyunan salik bu yerde Hakkın fillerini giyer. Peygamber ve Velilerin sırlarına vakıf olmak isteyenler bu makamı gerçek yönüyle zevk etmelidirler. İşte o zaman hafi şirklerin de tamamen yok olduğu bu yerde ibadet eden, ibadet ve ibadet edileni birlemişlerdir. Mürşid-i Kâmillerin saliklere telkin ettikleri son mertebedir.
AHADİYETÜL CEM MAKAMI: Bekabillah mertebelerinin 4. ve sonuncusudur. Bu makam Makamı Muhammed’dir. Makamı Mahmud da denilir. Kesret olan varlıklardan kaydın kaldırıldığı yerdir. Bundan sonra başka bir makam da yoktur, en yüce mertebedir. İbrahim (A.S.) Tevhid babası olduğu halde bu makama ancak Muhammed (SAV) Efendimizin müsadeleri ile girebilir.
1- Ahadiyetül Ayn 2- Ahadiyetül Kesret diye iki kısımda mütala edilir. İhlas Suresi 1: Kul huvella hu ehad (de ki o Allah’tır bir tektir) Enfal Suresi 17: Habibim sen attığın zaman sen atmadın ancak Allah attı İsra Suresi 34, Enam Suresi 152 ayetleri bu makamın zevkinin delilleridir. Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir!www.tevhidderyasi.com