<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?><rss version="2.0"><channel><title>CcPortal.Net - </title><link>http://www.yolustu.com</link><description></description><webMaster>yolustu@yolustu.com</webMaster><copyright>©SekerOnline</copyright><language>tr-TR</language><item><title>Komşu...</title><link>http://www.yolustu.com/koseyazi-goster-35-komsu.html</link><description>Komşu... Konşu diyen Anadolu aksanı komşuya, sanırım konuşmak ile de ilintili olan konmaktan türeme, konuşlanmada karşılıklılık içeren komşuluğun akustiğine daha uygun düşmekde.Kondu karşıma da, oldu konuşu, konuşuma karşılık diye dendi bize.Komşu bakışıyla, birbirine baka baka kararan üzümler yerine, bekasınıesriten komşular da olmalı hayatta bence... Özüm özüne teşne, her kıpırtısı bir deprem gibi yenilik doğran bir komşusu olsa birinin...O konuş mahallinden kalkıp uçacak takat kalır mı bu halin oluşturduğu mevsufonda.Onda bir sarhoş edicilik var ise, hamuruna katılan şaraptan olmalı bu; sevgi bir şarap olarak anılıyorsa klasik şark şiirinde, bu sarhoş edici yanı nedeniyledir elbette. Kendimin kenti der de o komşusuna komşu, kendinin kendi olmadığı için kendinde; kentine gidemez konuşmaya...Bu ahvalde konacak konuş bulamayan komşu komşuya, uçuşta kalır, havada asılı ruhuyla, pencere önlerinde çırpınan güvencin gibi konacağım umuduyla pervaza;İçte olan yansıyormuş bir sinema perdesini...</description><author>seme</author><category>: 433</category><pubDate>25--2008 02:08:24</pubDate></item><item><title>SU UYUR DÜŞMAN UYUMAZ</title><link>http://www.yolustu.com/koseyazi-goster-34-su_uyur_dusman_uyumaz.html</link><description>SU UYUR DÜŞMAN UYUMAZAt, aslanın sesini de tanır, kokusunu da duyar, hayvandır ama düşmanını bilmemesi, duymaması pek nadirdir. Hatta zaten yalnız at değil, her hayvan, düşmanını, nişanından, eserinden tanır , bilir.Yarasacık gündüz uçamaz, hırsızlar gibi geceleyin çıkar, yayılır.Hayvanlardan hepsinden daha mahrum olan yarasadır. Meydanda ki güneşin düşmanıdır o. Fakat ne ben senin düşmanınım diye güneşe karşı koyabilir, ne nefretiyle onu uzaklaştırabilir! Güneş yarasanın derdine, kahrına bakıp yüzünü döndürürse, gizlense bu,güneşin son derece lütfuna, güneşin en üstün bir kemale sahip bulunuşuna delalet eder. Yoksa hiç yarasa güneşe mani olabilir mi? Düşmanlığa kalkışacaksan düşmanlık edebileceğin birisiyle savaş ki onu esir edebilmek mümkün olsun.Katra denizle nasıl savaşa girişebilir? Girişirse aptaldır, kendi saçını, sakalını yolar. Hilesi, saçından sakalından ileri gidemez ki.Nasıl olur da ayın odasındaki perdeyi yırtabilir? Güneşe düşmanlık eden şu azara uğrar:Ey güneşin güneşine...</description><author>Durmuş Elyürek</author><category>: 236</category><pubDate>10--2008 23:51:26</pubDate></item><item><title>Sözün Özü</title><link>http://www.yolustu.com/koseyazi-goster-33-sozun_ozu.html</link><description>.''Bir zenci eline geçen bir aynaya baktı ve gördüğü aynadan sanarak ona tükürdü.Ayna dile gelip dediki:''Ey,aşşağılık kişi.Bu yaptığın terbiyesizliği bana deil,kendi çirkin suratına yapmış oldun.Sen kendi çirkin yüzünü kirlettin!Bu pislik bana bulaşmaz;çünkü ben parlak,lekesiz bir aynayım.''. ''Duvar çiviye;niçin beni yaralıyorsun.''der.Çivi de; ''Bana deil,beni çakana bak.''cevabını verdi. . ''Hintliler karanlık bir ahıra bir fil getirip koymuşlardı.Fili merak eden bir çok kişi oraya toplandı.Kranlıkta fili görmek mümkün olmadığı için,her biri elini dokundurarak fili tanımaya çalışıyordu.Meraklılardan birinin eline filin hortumu geçti.Dedi ki:'Fil bir oluğa benziyor.'Başka birinin eli filin kulağına dokundu.Fil ona yelpazeye benzer zannı verdi. Birisi elini filin ayağına sürdü de,'Filin şeklini direk gibi gördüm'dedi. Bir diğeri elini hayvanın sırtına değdirdi ve şöyle dedi:'Bu fil taht gibidir' Böylece,zanları yüzünden sözleri birbirine uzak düştü.Oysa elelrinde bir mum bulunsaydı h...</description><author>Durmuş Elyürek</author><category>: 157</category><pubDate>10--2008 23:22:53</pubDate></item><item><title>Mevlanadankısa</title><link>http://www.yolustu.com/koseyazi-goster-31-mevlanadankisa.html</link><description>Yağmurun Sırrı Mustafa, bir gün, dostlarından birinin cenazesiyle ve dostlarla mezarlığa gitti. Onun mezarına toprak doldurdu, tohumunu yeraltında diriltti. Bu ağaçlar, toprak altındaki insanlara benzerler. Ellerini topraktan çıkarıp; halka doğru yüz türlü işaretlerde bulunurlar, duyana söz söylerler.Yeşil dilleriyle, uzun elleriyle toprağın içindeki sırları anlatırlar. Kazlar gibi başlarını su içine çekmişler...Karga gibiyken tavus haline gelmişlerdir. Allah, onları kış vakti hapsetmişse de baharda o kargaları tavus haline getirir.Kışın onlara ölüm vermişse de bahar yüzünden yine diriltip yapraklandırır, yeşertir. Münkirler der ki: “Eskiden beri olagelmiş bir şey. Neden bunu kerem sahibi Allah’ya isnad edelim?” Onların körlüğüne rağmen Allah, dostların gönüllerinde bağlar, bahçeler bitirmiştir.Gönülde kokan her gül, kül sırlarından bahisler açar.Onların kokuları, münkirlerin burunlarını yere sürtmek için perdeleri yırtarak dünyanın etrafını dönüp dolaşırlar. Münkirler o gönül kokusuna...</description><author>Durmuş ELYÜREK</author><category>: 245</category><pubDate>01--2007 00:32:21</pubDate></item><item><title>Dernek Yönetimine </title><link>http://www.yolustu.com/koseyazi-goster-30-dernek_yonetimine.html</link><description>Sayın Dernek yönetimine .... Biz Dernek olalı bayauzun yıllar geçti .Derneğimizin kurulmasındaki amaç , üyelerimizinsosyal dengeye ayak uydurabilmesi veistanbul kültürüne yabancı olan bu insanlarımızaöncülük yaparak, onları toplumda en üst sevyeye taşımaktı sanırım.veya ben böyle biliyorum. Acaba Dernek kurmamızdaki amaç , cami yanı kültürünü istanbula taşımakmıydı benmi yanılıyorum. Yoksa , Ağalarınız veKültür elçiniz önde, biz arkasında yürümekmiydi bu dikenli yollarda.Yada Bayramlarda, Genel kurullarda , pikniklerde toplanıp hasret gidermekmiydi amacımız. Bir iki bin ytl likDernek çıkarlarıiçin, Kültürümüzle bağdaşmayan ağa seçmek ve omuzlara alıp masa masa dolaştırmakmı ?Yada konuşmak için konuşan yağcılar , dalkavukları her defasında konuşma hakkı verip onlarıalkışlatmakmı ?Yada topluma kendini ifade edememiş ,kendi eğolarını tatmin etmek adına sözde büyük büyük adamlarıüyelerimize tanıtıp, kendilerince büyükdaha büyük adam etmekmiydi onları... Yada gençlerimizeoyun oynamak nasıl ...</description><author>Durmuş Elyürek</author><category>: 569</category><pubDate>28--2007 09:40:05</pubDate></item><item><title>içinizden Biri</title><link>http://www.yolustu.com/koseyazi-goster-2-icinizden_biri.html</link><description> İçinizden BiriSevgili Hemsehrilerim: Sevgili Yolüsdülüler Sizlerere saygi ve sevgilerimi gönderirir her seyiniz in gününüzü gönlünüzce olmasini dilerimSevgili dostlarim sizlerden en büyük temenim Birlik ve beraberligimizi bozmadan Birlikten güç dogdugunu unutmadan kasabamiza güzellestirmeye ve yasatmaya devam edelim. Dolasiyla köyümüzün kasaba olmasinda birlik ve beraberligimizin bir örnegi degilmidir O yüzden sizlere demek istedigim Özellikle de gençlere sesleniyorum odaklasma siniflanmalari bir tarafa birakip geçmisimizi unutmadan Ecdatimizin cevreyle iyi iliskilerini aklimizdan çikarmayalim. Bir zamanlarin tahil anbari dedikleri Megdün`ü unutmayalim Göçün verdigi yoklugu birlik ve beraberlikle kapatalim. Bunu istinaden yolüstülü kardeslerimizin ( YeniBosnadaki ) Faliyetleri yüz güldürücü ve gururvericidir Iste buda birlik ve berebarligimizin bir örnegidir.Nüfusumuzun cogunlugunu YeniBosnadaki hemsehrilerimizle teskil etmekle birlikte tahmini 250 hane köyden göç etmistir.Söz konusu ...</description><author>İçinizden Biri</author><category>: 789</category><pubDate>11--2006 23:48:58</pubDate></item></channel></rss>